Türkiye’de ilk defa koyun-keçi yetiştiriciliğinde karbon ayak izini hesaplayacak Uluslararası Halosheep Projesinin “2. Konsorsiyum Toplantısı” Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi (MAKÜ) Lavanta Tepesi Otel’de gerçekleştirildi.
3 gün sürecek olan ve 5 ülkeden proje ortaklarının katıldığı Halosheep Proje toplantısına MAKÜ Veteriner Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Çağrı Karakurum, Veteriner Hekimler Odası Başkanı Kazım Üstüner, Burdur Koyun ve Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı Mustafa Yıldız, proje yürütücüleri, ortakları, akademisyenler ve daha önce yapılan Çoban Köprüsü Projesinde yer alan çobanlar katıldı.
Uluslararası düzeyde olan Halosheep Projesi özellikle değişen iklimle ilgili verileri baz alarak su kıtlığı açısından koyun-keçi yetiştiriciliğinde alternatif yem bitkilerini incelemektedir. Proje ile kuruyan göl alanında kendiliğinden yetişen bitkilerin hiçbir maliyet çıkarmadan sadece koyun ve keçilerin yiyebileceği yem bitkisi olarak değerlendirilmesi araştırılmaktadır.
Proje eş zamanlı olarak Türkiye, Tunus, İspanya, Fransa, İtalya ve Yunanistan’da gerçekleştiriliyor. Projenin Türkiye ayağında ise Burdur ve Yarışlı gölleri bulunmakta.
Proje yürütücülüğünü MAKÜ Veteriner Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Özkan Elmaz’ın yaptığı, Avrupa Birliği’nin Araştırma ve Yenilik Çerçeve Programı olan “Horizon 2020” tarafından desteklenen PRIMA (Partnership for Research and Innovation in the Mediterranean Area- Akdeniz Bölgesinde Araştırma ve Yenilik için Ortaklık) programı ve TÜBİTAK Uluslararası İş Birliği Daire Başkanlığı (UİDB) tarafından desteklenen Halosheep projesi, PRIMA Programı 2021 yılı Bölüm 2 Tarım Sistemleri: Ekosistem hizmetlerini ve biyoçeşitliliği artırmak, küçük tarım sistemlerini iklim değişikliğine adapte etmek ve çiftçilerin gelirlerini artırmak için agro ekolojik uygulamalara dayalı saha uygulamalarının geliştirilmesi çağrısı kapsamında desteklenmeye uygun bulunmuştu.
Proje ile iklim değişikliğine bağlı olarak adaptasyon yeteneği en yüksek türler olarak bilinen çiftlik hayvanlarından koyun ve keçi yetiştiriciliğinde oluşan su kıtlığı ile tuzlu topraklarda yetişen halofit bitkilerin yem olarak değerlendirilmesi ve bu hayvanlardan elde edilen et verim/kalitesi, süt verimi ile hastalıklara yakalanma riski ve hayvan refahı üzerine etkileri gibi pek çok parametrenin incelendiğini belirten Proje Yürütücüsü Prof. Dr. Özkan Elmaz, “Proje kapsamında, Türkiye Burdur ve Yarışlı gölü havzaları, Tunus’ta Kerkennah adaları ile Yunanistan’da koyun-keçi sürüleri üzerinde pilot çalışmalar yapılmaktadır. Türkiye’de ilk defa bu projeden elde edilecek bütün veriler değerlendirildikten sonra İtalyan araştırmacılar tarafından koyun-keçilerde karbon ayak izinin hesaplanması hedeflenmektedir. Proje kapsamında proje ortaklarımızın, sektör temsilcilerinin ve çobanlarımızın katılımıyla Burdur’da 3 gün sürecek toplantı kapsamında 6 ülkeden katılan araştırmacılar projenin gelişim raporunun değerlendirecek ve çiftlik ziyaretleri gerçekleştirecek.” ifadelerini kullandı.
Projede ayrıca hayvan, bitki, insan, iklim ve toprak yaklaşımının koyun-keçi yetiştiricileri açısından önemi konusunda proje ortaklarıyla ortak çalışmalar yürütülecek.
Toplantıda proje ortaklarından her ülke sorumlusu da kısa kısa birer konuşma yaparak, projenin kendi ülkelerindeki gelişmelerini paylaştılar.
Toplantı sonrasında her ülke sorumlusuna keçe üzerine işlenmiş Halosheep logo tablosu hediye edildi.
Halosheep Projesi’nin 3. Bilgilendirme Toplantısı MAKÜ’de yapıldı. İklim değişikliğinin koyun-keçi yetiştiriciliği üzerindeki etkileri değerlendirildi.
Antalya’nın su kaynaklarının sınırsız olmadığını ve bazı sektörlerde alınacak tedbirler ile su kaynaklarının korunabileceğini ifade eden Vali Şahin, “Tarım ve hayvancılık sektörü su kullanımının en yoğun olduğu alanlardan birisidir. Bilimsel metotlarla yapılacak sulama faaliyetlerinde üçte iki oranında su tasarrufu sağlayabiliriz.
Sürdürülebilir bir yaşam için karbon ayak izini azaltmanın yollarını keşfedin. Hem çevreye katkıda bulunun hem de geleceğinize yatırım yapın. İşte karbon ayak izini azaltma yöntemleri!
SEDAŞ, Malzeme Bakım ve Geri Kazanım Merkezi ile bir yandan karbon ayak izini azaltırken, diğer yandan maliyet tasarruflarını artırmaya devam ediyor.
CK Enerji, 323 şirkete I-REC belgesi vererek 1,2 milyar kWh'lik elektrik tüketimini yenilenebilir enerjiye dönüştürdü. Bu, 500 bin konutun yıllık tüketimine eşit. I-REC sertifikası, firmaların sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmalarına ve karbon ayak izlerini düşürmelerine yardımcı oluyor.
Akıllı güç yönetimi şirketi Eaton, özel olarak tasarladıkları elektrikli araç şarj istasyonları ile karbon ayak izini yüzde 50 azaltmayı hedefliyor. Dünya ile birlikte Türkiye’nin de elektrikli araçlara rağbetin arttığını anlatan Eaton Ülke Müdürü Yılmaz Özcan, "Özellikle yerli otomobilimizin de piyasaya sürülmesi elektrik araç satışını hızlandırıyor. Fosil yakıtlardan beslenen araçlardaki büyüme yüzdesi azalırken elektrik araçlarındaki büyümesi yüzdesi çok ciddi şekilde artıyor" dedi.
Yorumlar (0)