“MEHMET GİTTİ ASKERE…”
O akşam asker uğurlama eğlencesine giderken, o güzel şarkının nağmeleri kulaklarımda çınlıyordu.
“Değirmene un yolladım,
Nişanlımı dün yolladım…
Ben yad ele ün yolladım
Mehmet gitti askere
Alır gelir teskere…”
Oraya varınca gördüğüm ortam çok hareketliydi. Davul -zurna sesleri, coşkuyla oynayanlar…neşeli bir havada bağıra çağıra konuşanlar…Curcuna… Yıkılıyordu ortalık.
Ben ise kendi dünyamda idim.
Asırlardan beri devam eden askerlik geleneklerimizi, Türk’ün kahramanlığını düşünüyordum.
Taa Orta Asya’da Mete Han’dan, Çanakkale’de Mustafa Kemal’e; kırk yiğitle, bir gece Çin Sarayını basan Kürşat’tan; Rumeli Mecidiye tabyasında 215 kiloluk top mermisini fırlatan Seyit Onbaşı’ya kadar… o anda aklıma gelen bütün kahramanları gözümde canlandırdım.
Hiç tereddüt etmeden hainlerin elebaşını alnının ortasından vuran Ömer Halisdemir aklımdan geçti.
Sarıkamışta, Yemende, Trablusgarpta, Balkanlarda, Çanakkalede, Sakaryada şehit
düşen yüzbinlerce kahraman gözümün önünde adeta resmi geçit yaptı…
Onların nişanlıları da, “Mehmet gitti askere, Alır gelir teskere,” diye şarkı söylemişler miydi acaba?
Ya da dua etmişler miydi?
Hiç şüphesiz, etmişlerdi.
Ama onlara teskere almak nasip olmadı!
Onlar, vatan uğruna…
Şehadet şerbetini içtiler.
Ortam iyice şenlenmişti…Davul zurna çaldıkça çalıyor, gençler coşuyorlardı. Gençlik başkaydı! Umut, hareketlilik, enerji dolu gençlik…Delibozuk. Elden bir uçtu mu, bir daha geri gelmeyecek olan gençlik!
Taa seneler önceydi…
O gece İstanbul-Harem Otogarından otobüse binerken ben de gençtim. Çiçeği burnunda bir Çocuk Doktoru. .. Seksensekiz yılının ılık bir mayıs gecesi. O gece kimse benim için davul zurna çalmadı. Sessiz sedasız gidiyordum işte askere. Üç kişi de beni uğurlamaya gelmişti. Sadece üç kişi... Sevgili eşim Fatmana, kıymetli dostum Dr. Remzi Aksoy ve eşi Pınar Hanım…
Ayrılık acısının burukluğu yüzlerinden okunuyordu.
Canlarım…
Onlar bana aşağıda el sallarken,benim de otobüste, gözyaşları içinde o şarkı aklımdan geçiyordu:
“Açık sana yol Mehmedim
Aman çavuş ol Mehmedim
Gel gönlüme dol Mehmedim
Mehmet gitti askere
Alır gelir teskere…”
Biraz sonra, aşağıda, muavinin ince sesi duyuldu:
“Haydi abiler, ablalar, Samsun yolcusu kalmasın !..”
Hayatımda yeni bir dönemin kapısı aralanıyordu.
2025
Ramazan Canural'ın 'Sünnetullah affetmez' adlı köşe yazısı... Devamı
2025
Ramazan Canural'ın 'Muhalefetin görevi iktidarın önünü açmak mıdır?' adlı köşe yazısı... Devamı
2025
Ramazan Canural'ın 'Dost Acı Söyler ' adlı köşe yazısı... Devamı
2024
Ramazan Canural'ın D-8 Ekonomik İşbirliği Zirvesi ,Asgari Ücret Toplantıları, Civciv Çıkacak Kuş Çıkacak adlı köşe yazısı... Devamı
2024
Ramazan Canural'ın 'Kifayetsiz Muhteris!' adlı köşe yazısı... Devamı
MHP Gölhisar Belediye Başkan Adayı Dr. Ramazan Canural, Armutlu Mahallesi'nde düzenlenen çadır toplantısında mahalle sakinlerine hizmet sözü verdi.
MHP Gölhisar Belediye Başkan Adayı Ramazan Canural, aday tanıtım toplantısında Gölhisarlılarla buluştu. Canural, tecrübeli ve dürüst kadrosuyla Gölhisar'ı kalkındırmak ve çağ atlatmak için söz verdi. MHP Gölhisar aday listesi ve hedefleri için tıklayın!
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP), Burdur'un Gölhisar ilçesindeki belediye başkan adayını açıkladı. MHP'nin Gölhisar Belediye Başkan Adayı, Dr. Ramazan Canural oldu. Canural, MHP Genel Başkanı Dr. Devlet Bahçeli tarafından aday gösterilen isim olarak seçimlere katılacak.
Burdur'un Gölhisar İlçesinde Ramazan Canural, MHP’den Belediye Başkan Aday Adaylığı için başvurusunu yaptı.
Gölhisar'lı seçmenlerle kahvaltıda buluşan MHP adaylarına, Kamil Özcan ve Yılmaz Gürcan'ın desteklerinin ardından bir destek haberi de Gölhisar'dan geldi.
Önceki dönem Gölhisar Belediye Başkanı Dr. Ramazan Canural ve önceki dönem Ziraat Odası Başkanı Bülent Koparal gül dikimine başladılar. Gölhisarda bulunan seralarına gül dikimi yapan Gölhisar Eski Belediye Başkanı Dr. Ramazan Canural ve Eski Ziraat Odası …
Yorumlar (0)