Hemen herkesin gördüğü ya da duyduğu gibi, MHP Genel Başkanı Dr. Devlet Bahçeli 1 Ekim’deki TBMM açılışında kendisinden beklenmedik bir an ve şekilde çıkış yapmış ve DEM Partili milletvekilleriyle el sıkışmış; 15 Ekim’deki Partisinin Gurup Toplantısında yaptığı ilginç konuşmasında da eli kanlı, kırk bin kişinin katili ve terörist başı Abdullah Öcalan’a bir çağrıda bulunmuş ve “Apo örgütün tasviye edileceğini ilan etsin…’’ demişti!
Bütün bunlarla yetinmeyen Bahçeli, 22 Ekim tarihinde Partisinin Grubunda yaptığı konuşmada ise “Şayet terörist başının tecridi kaldırılırsa gelsin TBMM’de DEM Parti Gurubunda konuşsun ve terörün tamamen bittiğini, örgütün lâğvedildiğini haykırsın. Bu dirayet ve kararlılığı gösterirse umut hakkının kullanımıyla ilgili yasal düzenlemenin yapılması ve bundan yararlanmasının önü de ardına kadar açılsın…” dedi…
Mamafih, Bahçeli kendisinden hiç beklenmedik ve umulmadık bir şekilde bu önerileri ortaya atarken, ‘terörle müzakere edilmeyeceğini’ hatırlattı ve “Anayasanın ilk dört maddesinin değiştirilmesi söz konusu olmaz-olamaz…” dedi. Bahçeli, “Silâhı elinde tutan ve bırakmamakta kararlı olan terör örgütü PKK’nın dağ kadrosu ile Edirne’de hükümlü-tutuklu bulunan Selahattin Demirtaş muhatap alınmayacak’ dedi ve PKK/DEM ile PKK elebaşı Öcalan ile görüşme yaparak tek taraflı silâhı bırakma ve örgütü lâğvetme tasfiye etme’’ şeklinde bir açıklama bekledi. Yani Bahçeli açıklamalarında anayasal çerçeveyi çizdi amma velâkin; Apo PKK’ yerine TBMM’ye çağrı yaparak sütünün icrasını yaptı!
Öcalan özetle şunları söyledi: “Sürecin başarısı için Türkiye’deki tüm siyasi çevrelerin dar ve dönemsel hesaplara takılmadan inisiyatif alması, yapıcı davranması ve pozitif katkı sağlaması elzemdir. Bu katkıların en önemlilerinden biri de şüphesiz TBMM olacaktır… Gazze ve Suriye’de yaşanan hadiseler göstermiştir ki, dışarıdan müdahalelerle kangrenleştirilmeye çalışılan bu sorunun çözümü artık ertelenemez bir hal almıştır. Bunun ciddiyetiyle doğru orantılı bir çalışmayı başarıya ulaştırmak için muhalefetinde katkı ve önerileri değerlidir. Sayın Bahçeli’nin ve Sayın Erdoğan’ın güç verdiği yeni paradigmaya ben de pozitif anlamda gerekli katkıyı sunacak ehil ve kararlılığa sahibim. Heyet bu yaklaşımımı gerek devletle gerekse siyasi çevrelerle paylaşacaktır. Bunun ışığında gereken pozitif adımı atmaya ve çağrıyı yapmaya razıyım…”
Bahçeli’nin isteğini geri çevirmeyen ancak kendisinin kurduğu ve binlerce kişinin kanına girdiği PKK’ye bir çağrı da bulunmak yerine TBMM’ye seslenen Bay Öcalan; AK Parti Genel Başkanı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Cumhur ittifakı ortağı MHP Genel Başkanı Dr. Devlet Bahçeli’nin güç verdiği yeni paradigmaya pozitif anlamda gerekli katkıyı sunacak ehil ve kararlılığa sahipmiş!
Bir insanı öldürmenin bütün bir insanlığı öldürmüş kadar günah sayıldığı bir dînin mensuplarının ezici çoğunlukta olduğu bir ülkenin ekmeğini yiyen, suyunu içen ve okullarında okuyan Abdullah Öcalan 40 bin masum insanı öldüren bir terör örgütünün kurucusu gibi değil de sanki pirüpak bir örgütün kurucusu gibi konuşmuş. Dolayısıyla da hem kel hem fodul hem suçlu hem de güçlü olmuş ve kuzu pozisyonuna bürünen canavara dönmüş!
Öcalan bu teklifleri yaparken döktürdüğü kanlardan zerre kadar pişmanlık ve nedâmet duymadığı gibi, 40 bin kişinin kanını nasıl döktürebildi ise, durdurmaya da ehil olduğunu söylüyor-söylemek istiyor. Oysa adam gibi çıksa, bir ayağının çukurda olduğunu anlasa-anlatsa; meselâ boynuzsuz koyunun boynuzlu koyundan hakkını alacağı hesap gününe yaklaştığını düşünse, dolayısıyla suçunu itiraf edip başta katlettiği insanlar yakınları ile dul ve yetimlerinden özür; Yüce Yaradan da af dileyip PKK’ya ve benzer örgütlere maddî mânevi destek veren karanlık odakların, hattâ devletlerin isimleri verecek olsa hem günâh çıkartmış (!) olur hem de âhir ömründe bir işe yaramış olur!..
Yıllarca Öcalan ve kurucusu olduğu PKK ve benzer terör örgütlerine devletimizin, ülkemizin ve milletimizin millî menfaatleri uğruna zeytin dalı uzattığını sandığım MHP Lideri Devlet Bahçeli, (AK Partililerin ve Liderlerinin de desteğini alarak) kendisinin siyâsî hayatına mal olacak bir çıkış yaptı… Amma velâkin Bölücübaşı bu büyük fedakârlığı bile istismar etti! Ve uzatılan zeytin dalının kıymetini bilmek yerine, kendine pay çıkardı ve Bahçeli’nin verdiği yeni paradigmaya pozitif anlamda destek vermeye etkili ve yetkili olduğunu söyleyerek yalan söyleyip ukâlâlık yaptı! Oysa bence PKK’nın nezdinde Öcalan’ın ne ehilliği kaldı ne de etkinliği ve yetkinliği!
Velhâsıl-ı kelâm, hülâsâ-i netice; Bay Öcalan durumdan bir vazife çıkarmış ve kanlı terör örgütünün bilmem neci başısı gibi ahkâm kesmiş! O nedenle ben ‘katrandan veya şaptan olmaz şeker. Olsa da cinsine çeker! O nedenle bu kişiye Erbakan Hocamın tâbiriyle ‘hadi ordan!’ denmeli, diyor, herkese saygılar sunuyorum.
CANAVARDAN MERHAMET DİLEMEK CİNAYETTİR!
HİMMETE MUHTAÇ DEDE, KİME HİMMET EDE!
KELİN ELİNDE YAĞI OLSA BAŞINA SÜRER!
GÖLGE ETME, BAŞKA İHSAN İSTEMEZ!
ÂHI GİTMİŞ VÂHI KALMIŞ…
Atasözlerinden seçmeler
2025
Taceddin Akbaş'ın 'Derken 'Receb-Şaban' İşte geldi gidiyor 'Mübarek ay' Ramazan!' adlı köşe yazısı Devamı
2025
Taceddin Akbaş'ın 'Mansur Yavaş, Ekrem hızlı giderken gün battı ve hava karardı erkenden' adlı köşe yazısı... Devamı
2025
Taceddin Akbaş'ın 'Her gecemiz Kadir, her gelenimiz Hızır (A.S) ve Ramazan Bayramımız mübarek, günümüz kutlu olsun!!' adlı köşe yazısı.... Devamı
2025
Taceddin Akbaş'ın 'Tarım da düşüşün önünü alamazsak her şeyi satın almak zorunda kalırız!' adlı köşe yazısı... Devamı
2025
Taceddin Akbaş'ın 'Deliye Olsa da Esasında Akıllı Ve Sağlıklı İnsana Her Gün Bayram' adlı köşe yazısı... Devamı
2025
Taceddin Akbaş'ın 'Ormanlarımızı… ateşe veriyor, sularımızı boşa akıtıyor, topraklarımızı.. Yakıyoruz! Olmayan nevruz’un bayramını yapıyoruz!' adlı köşe yazısı.... Devamı
2025
Taceddin Akbaş'ın 'Erdoğan'ın tek rakibi var o da enflasyon canavarı!' adlı köşe yazısı... Devamı
2025
Taceddin Akbaş'ın 'LGBT'yi savunan milletvekili ve alkolü savunan gazeteci' adlı köşe yazısı... Devamı
2025
Taceddin Akbaş'ın 'Bir Çanakkale Torunu'nun naçiz klavyesinden 'İmankale Destanı!'' adlı köşe yazısı... Devamı
2025
Taceddin Akbaş'ın 'Yapay zekanın ve vahşi kapitalizmin hakim olduğu bir devirde ‘Müslümanca yaşamak’ pek kolay bir şey olmasa gerek!' adlı köşe yazısı... Devamı
Çevre il ve ilçelerde görülen şap hastalığı nedeniyle Çavdır Hayvan Pazarı geçici olarak kapatıldı. Çavdır Belediyesi alınan kararı duyurdu.
Brüt maaş, bir çalışanın işverenden aldığı toplam maaşın, vergi ve sosyal güvenlik kesintileri yapılmadan önceki halidir. Bu, işverenin çalışan için ödemesi gereken brüt tutarı temsil eder. Brüt maaş; çalışanın belirli bir süre boyunca aldığı ödemeleri, performans primlerini, ikramiye, fazla mesai gibi ek ödemeleri ve işveren tarafından sağlanan yemek, yol, konaklama gibi yan hakları ifade eder.
Afyonkarahisar'da 11 kişinin banka hesaplarına izinsiz olarak erişip çektikleri kredileri kendi hesaplarına aktararak 1 milyon 195 bin TL'lik vurgun yapan 9 kişi, Afyonkarahisar merkezli 3 kentte gerçekleştirilen operasyonla yakalandı.
Afyonkarahisar’ın Başmakçı ilçesinde büyükbaş hayvanlara yönelik şap aşısı çalışması başlatıldı. Detaylar haberimizde..
Özellikle büyükbaş hayvanlarda et ve süt veriminde ciddi kayıplara neden olan Şap Hastalığı ile mücadele için Denizli genelinde İlkbahar Şap Aşılama Kampanyası başladı. Detaylar haberimizde..
Denizli Sanayi Odası (DSO) Yönetim Kurulu Başkanı Selim Kasapoğlu, İtalya’nın Türkiye Büyükelçisi Giorgio Marrapodi’nin davetiyle İstanbul’daki tarihi Venedik Sarayı’nda düzenlenen resepsiyona katıldı. Detaylar haberimizde..
Yorumlar (0)